Nasıl tedavi edilir?

Sinüzit çeşitleri ve sebeplerini okuyan farkeder ki bu kadar çok faktörü içinde barındıran bir hastalık grubunda genel tedavi prensipleri çok işe yaramaz. Tedavi kişiye özel olmalıdır. Yaş, cinsiyet, meslek, alışkanlıklar, altta yatan hastalıklar, yaşam biçimi tedavide çok önemlidir.

Birçok farklı sinüzit türü karşımıza çıkmaktadır. Tedavileri farklı olduğu için klinik önemleri vardır. Başka bir deyişle sinüzitlerin oluşum mekanizmaları farklı olduğu için standart tedavi yoktur.

Korunma
Tedavi
     İlaç
     Burun damlaları genel bilgi
     Operasyon
Çocuklarda tedavi farkı
Özet

KORUNMA

Önce korunmak

Kişiye özeldir. Bazı kimseler nadiren üst solunum yolu enfeksiyonu olurlar ve olduklarında da rahatsızlığı kolayca ilaca gerek duymadan atlatabilirler. Bu kişilere korunma önermek gereksizdir. Sık sinüzit atakları yaşayan ve/veya kalıcı problemleri olanlar için aşağıdaki faktörler dikkate alınmalıdır.

Korunma

Tıpta korunma ilk sıradadır. Sinüzite yol açabilecek risk faktörlerinden uzak durmamız gerekir.

1-Sigara ve benzeri tütünlü içecekleri kullanmamak.
2-Alerjik burun problemleri varsa düzenli tedavisini yaptırmak
3-Reflü varsa düzenli tedavisini yaptırmak
4-Sinüziti olup da sürekli havuza girenlerde tuzsuz ve klorlu havuz suyun dikkate alınması ve kişisel tedbirlerin alınması.
5-Eğilimli kişilerde ıslak saç ve nemli ciltle soğuğa maruz kalmamak
6-Hava kirliliğinden mümkün olduğunca kaçınmak
7-Genel savunma sistemini artırıcı tedbirler almak(uyku, beslenme, spor, stres v.b.)
8-Aşı programlarına daha dikkatli uymak

TEDAVİ

İlaç:

İlaçların “lokal (direkt burun içerisine)” ve “sistemik (ağızdan veya enjeksiyon)” kullanımları vardır.

Sinüzitte değişik faktörler için değişik ilaçlar tek başına veya birlikte kullanılırlar.

Mikroba yönelik ilaçlar

-Antibiyotikler:
Etken olarak ancak bakteri varsa antibiyotikler kullanılır.

Akut sinüzitlerin bakteriyel türlerinde, kronik sinüzitte akut alevlenmelerde kullanılırlar.

-Antiviral ajanlar:
Virüs kaynaklı türlerde, her zaman değil, sadece komplikasyon olma durumu yüksek kişilerde kullanılırlar (savunma sistemi düşük, kortizon kullanan, kanser hastası, çok yaşlı ve düşkün kimseler v.b.) . Çok etkili antiviral ajanlar henüz yoktur.

-Antifungal ajanlar:
Sinüzitte mantar enfeksiyonlarında kullanılırlar.

Ödeme yönelik ilaçlar

-Kortizon
Burun spreyi şeklinde olabileceği gibi sistemik dediğimiz ağızdan veya enjeksiyon yolu ile de verilebilirler. Spray formlarının yan etkisi daha azdır, sistemik kullanım genelde kısa sürelidir ve operasyon öncesi hazırlık olarak kullanımı yaygındır.

-Antialerjik ilaçlar
Antihistaminikler sadece alerjik bünyeli kişilerde kullanılmalıdır. Alerjik bünyesi olmayanlarda mukus salgısının koyulaşmasına yol açarak tedavide ters etki yapabilirler.

-Mast hücresi stabilizatörleri
Alerjik bünyeli kişilerde ödem artırıcı salgılar üreten mast hücrelerinin stabil kalması için kullanılan ilaçlardır. Yan etkileri azdır ve uzun süreli kullanılabilirler.

-Lökotrien antagonistleri: Daha yeni ilaçlardır. Mast hücresinde olduğu gibi enflamasyonu önlemede kullanılırlar.

-Reflü ilaçları
Reflü de sinüzitte ödem yaparak altta yatan önemli bir sebep olabileceği için -reflü olan kişilerde- reflüyü önleyici hayat tarzı ile birlikte reflü ilaçları da tedavinin bir parçasıdır. Bu konuda ciddi yayınlar vardır ve ihmal edilmemelidirler.

-Dekonjestan ilaçlar
Damla ve ağız yoluyla alınan ilaçlardır. Her iki formun da uzun süreli kullanılması önerilmez. Burun açıcı spreyler alışkanlık yapabilirler, burun açıcı ağızdan alınan dekonjestanlar tansiyon, göz tansiyonu, prostat, ritm bozukluğu gibi problemleri olanlarda tehlikelidir, kullanılmazlar; ayrıca değişik derecelerde uykusuzluk veya uyku hali, huzursuzluk yapabilirler. Uzun süreli kullanıldıklarında süpürge hücrelerinin fonksiyonlarını bozdukları bilinmektedir.

Mukus salgısına yönelik ilaçlar

-Salgı önleyici
Antikolinerjik: Mukus salgılayan bezlerin sinir uyarımını etkileyerek etki yaparlar. Ağızdan alnan ilaçlar olduğu gibi burun spreyi şeklinde olanlar da vardır. Ağızdan alınan türleri yan etkileri çokluğu sebebi ile nadiren tercih edilirler.

Antihistaminikler ve kortizon da mukus salgısını azaltıcı ve düzenleyici etkiye sahiptirler. Ödem azaltıcı ilaçlar bölümünde anlatılmıştır.

-Mukolitik
Mukus salgısının kıvamını azaltarak daha rahat hareket etmelerine yararlar. Biriken salgının daha kolay boşalmasına yardımcı olurlar.

Burun damlaları genel bilgi

Değişik etki mekanizmasına sahip alt grupları vardır. Farkları anlamak önemlidir.

1-Burun açıcı (dekonjestan) spreyler: Sadece kısa süreli kullanım içindir. Uzun kullanılırsa alışkanlık ve burun mukozasında hasar meydana getirilerler.
2-Kortizon içeren spreyler: Uzun süre kullanılabilirler. Kana karışma oranları genelde iyi tolere edilir.
3-Antihistaminik içeren spreyler. Alerji ilaçları ihtiva eden türlerdir.
4-Antikolinerjik madde içeren spreyler.
5-Nemlendirici özelliğe sahip spreyler: Bitkisel içerikli spreyler olduğu gibi tuzlu su veya deniz suyu içeren burun spreyleri de vardır.
6-Mekanik etkiye sahip spreyler. Tuzlu sular, deniz suları v.b.
7-Birkaç ilacın birlikte kullanıldığı damla ve spreyler. Son zamanlarda buruna karışık ilaçların sprey veya nebül tarzında ufak parçalara ayrılarak uygulanmasına yönelik aparatlar çıkmıştır. Nebül tarzında bu ilaçların sinüs içerisine girip girmediği tartışmalıdır.

Operasyon

Sinüs ağzılarının cerrahi yolla açılması ve/veya sinüs içerisindeki oluşumların (polip, mukosel gibi) temizlenmesi amacıyla operasyonlar yapılırlar.

Operasyon sebepleri:

-Sinüs drenajını kalıcı etkileyen mekanik tıkanıklıklarda. (Sinüs ağzını daraltan hücre büyüklükleri, konka bulloza v.b.)
-Sinüs içerisinde uzun süre dışarı akmadığı için katılaşan mukus salgısı durumunda
-Sinüs içerisinde büyük kist, mukosel, polip varlığında
-Uzun süre ve uygun ilaç tedavisine cevap vermeyen sinüzitlerde
-Sık sinüzit atakları yaşayan kişilerde sinüs kanalları darsa
-Barosinüzit yaşayan kişilerde
-Mukozanın birincil hastalıklarında (Kartagener sendromu, kistik fibroz v.b.)

Sinüzit ameliyatlarında endoskopların gelişmesi bir çığır açmıştır. Endoskoplar hem hastalığın gelişimi, hem teşhisi, hem de tedavisi hakkında çok farklar yaratmışlardır.

Endoskopik muayene ile burun içerisi ve sinüs ağızları çok daha rahat, detaylı muayene edilebilmekte, problemler çabuk ve daha kolay tespit edilebilmektedirler.

Günümüzdeki bilgiler dokuya mümkün olduğu kadar saygılı, hedefe yönelik müdahaleler yapılması yönündedir.

Sinüs operasyonlarının birçoğu endoskoplarla yapılabilmektedir. Nadiren sinüse direk müdahalelere ihtiyaç duymaktayız. Endoskopik müdahaleler hem en az doku hasarı oluşması, başarının artması, hem de hasta konforu sağlamıştır.

Operasyondan sonra hasta aynı gün bile evine dönebilmekte, yüzünde, burnunda her hangi bir şişlik, morarma olmamaktadır.

Teknolojik gelişmelerle operasyon güvenliği artmıştır.

Teknolojik gelişmeler:

-Endoskop ve görüntü kaliteleri
-Kayıt alabilme
-Balon tekniği ile sinüs ağızlarının genişletilebilmesi
-Navigasyon yöntemleri ile riskli durumlarda müdahale yerinin tespiti
-Kullanışlı tamponlarla hasta konforunun artması

ÇOCUKLARDA TEDAVİ FARKI

Sinüzitin oluşma mekanizması çocuklarda da erişkinlerdeki gibidir.

Buna rağmen iki temel farktan söz etmek mümkündür:

1-Çocuklarda reflü daha ön planda düşünülmelidir. Bazı araştırmalar kronik sinüzitli çocuklarda şikayetlere bakmadan reflü tedavisini rutin önermektedirler.

2-Sinüslere yönelik operasyon çok daha nadirdir ve sinüzit problemlerinde ilk seçenek geniz eti operasyonudur. Burada geniz etinin büyük olup olmaması önemli değildir. Mikroplara rezervuar görevi gördüğü de düşünüldüğünden küçük de olsa geniz eti alınmaktadır.

ÖZET

-Her sinüzit çeşidinin ve her sinüzit hastasının özellikleri farklıdır.

-Korunmak ilk basamaktır

-Kişiye özel tedavi yapılmalıdır.

-Tetikleyici sebeplerden uzak durmak şarttır.

-Gerektiğinde ve gereken sürede ilaç kullanmak önemlidir.

-Tuzlu suların dikkatli kullanılmasını öneririm. Yetişkinlerde etkili olduğunu gösteren bir çalışma dışında yayın yoktur.

-Gerektiğinde operasyondan çekinmemek gerekir.

Site içerisinde yer alan tüm bilgi ve dökümanlar tanıtım ve bilgilendirme amaçlı olarak hazırlanmıştır. İçerik üzerinde her ne kadar hassasiyetle durulsa da sitedeki bilgilere dayanarak teşhis ve tedavi yapmaya çalışmayınız. Kesin tanı için doktorunuza başvurmanız gerektiğini unutmayınız.